Bilgisizin Eş Anlamlısı Ne Demek?
Kayseri’deki eski evimizin salonda, pencere kenarına oturup dışarıyı izlediğim anlar vardır. Her şey sakin, her şey bilindik. Ama bir gün, tüm sakinliğe, bilindikliğe bir şey dokundu. Bir kelime… Bilgisiz. O kadar basit, o kadar sıradan bir kelime ki; ama o gün bir anlam kazanmıştı. O anlamı kafamda tartışırken, hayatın ne kadar garip olduğunu fark ettim.
Bir Kelime ve Bir Anlam
Günlerden bir gündü, Kayseri’deki gündelik hayatın koşturmacası içinde kaybolduğum anlardan biriydi. Okuldan döndüm, biraz kafamı dağıtmak için bilgisayarımı açtım. O sırada karşımda küçük bir tartışma başladı. Bir arkadaşım, başka bir arkadaşına bir şey sormuştu. “Bilgisizin eş anlamlısı ne demek?” diye sormuştu. Bu, basit bir soru gibi görünüyor, değil mi? Ama işte, bir kelime bazen sana çok şey anlatabilir. O kelime bir anda anlam kazanmıştı. Bilgisizin eş anlamlısı, bir boşluk gibi geldi bana. Bir eksiklik. Bir şeyin tam olmaması. Bu anlık duygu, kafamda bir çığ gibi büyüdü.
Hayal Kırıklığı ve Kendimi Bulma Çabası
O anda hissettiğim şey, kelimenin derinliğiydi. Bilgisiz olmak… Ne demekti? Hani bazen bir soruya cevap veremezsin, ya da bir şeyin eksik olduğunu fark edersin. O an, bir eksiklik duygusu içinde kaybolmuştum. Bunu o kadar net hissettim ki, bir insanın bilgisiz olmasının bir anlamı olup olmadığını düşündüm. Belki de hepimiz bir noktada bilgisiziz, diye düşündüm. Belki de hayat, hepimizin eksik yönlerini görebileceği bir yolculuk. Bir cevap arayışının, bir keşfin başlangıcı. İşte o an, o kelime bana farklı bir anlam kazandırmıştı. İçimi kaplayan o hayal kırıklığına rağmen, bir şeylere doğru yol alıyordum. Anlamsız bir boşluk, ama bir yandan da anlamını bulmaya çalışan bir yolculuk.
Bir Sohbet, Bir Duygu
O günün akşamında, Kayseri’nin serin havası beni evimizin bahçesinde daha da derin düşüncelere itti. Bir arkadaşımla karşılaştım. O, hayatının bir döneminde çok şey öğrenmiş, ama bazen hâlâ bilgisiz hissettiğini söyleyen biriydi. Sohbetimizde, bana bilgisiz olmanın bir kötü şey olmadığını, aslında bilginin sınırlarının ne kadar dar olduğunu fark ettiğini söyledi. “İnsanın bilgisiz olduğu yerlerde, hayat ona yeni şeyler öğretiyor,” demişti. O an, o eski arkadaşımın cümlesi bana, kaybolduğum o boşluğu biraz olsun aydınlattı. Evet, belki de bilgisiz olmak, öğrenme yolculuğunun bir parçasıydı. O kelime artık kötü bir şey gibi görünmüyordu. Tam tersine, bir başlangıçtı. İnsan, eksik olduğunu kabul ettiğinde, en doğru adımı atıyordu. O eksiklik, bir farkındalık yaratıyordu.
Bilgisiz Olmak: Bir Başlangıç
O an, Kayseri’nin akşam ışıkları altında, bir anda bilgisiz kelimesine tamamen farklı bir açıdan bakmaya başladım. Bilgisiz olmak, demek ki sadece bir eksiklik değilmiş. Bazen, bir şeyin tam ne olduğunu bilmeden bir yolculuğa çıkmak, insanı farklı yerlere götürüyordu. Öğrenmeye, büyümeye, fark etmeye… O kelime, bana hayatın çok daha geniş bir anlam taşıdığını hatırlatmıştı. Hayat, her zaman bildiğimizle sınırlı değildi. Bilgisiz olduğum anlar, belki de hepimizin kaybolduğu yerlerdi. Ama kaybolmak, bazen en çok şey öğrendiğimiz andı. Kafamda bu düşüncelerle, o kelimenin anlamını kavramaya başladım. O günkü sohbetim, bilgisiz kelimesine karşı hissettiklerimi değiştirdi. Kendimi daha fazla tanıma, daha fazla öğrenme fırsatı olarak gördüm.
Sonunda Bir Cevap
Bilgisiz olmanın eş anlamlısı ne demek? Bugün bile soruyu sorduğumda, farklı bir bakış açısıyla cevaplıyorum. Bilgisiz olmak, aslında insanın öğrenmeye açık olması demekmiş. O eksiklik, bir fırsattı. Hayatın her anı, bilmediğimiz yeni şeylerle doluydu ve bu da bana bir umut veriyordu. Bir cevap arayışı, belki de soruların kendisiyle var oluyordu. Öğrenmeye, değişmeye ve büyümeye ne kadar açık olursak, o kadar çok şey keşfedeceğimizi biliyorum. Bilgisiz olmak, belki de hayatın en değerli anlarından biriydi.