Kozmolojik delili kim savunur? Evrenin Başlangıcını Arayanların Büyük Felsefe Macerası
İzmir’de yaşayıp da akşamüstü Kordon’da yürürken bir anda “Acaba evren neden var?” diye düşünmeye başlayan insanlardanım. Evet, kulağa biraz garip geliyor. Çünkü normalde arkadaş grubumuzdaki tartışmalar genellikle “Bu hafta sonu nereye gidelim?” veya “Boyozun yanında çay mı ayran mı içilir?” seviyesinde ilerler. Ama benim beynim bazen hiç beklemediğim anda derin sulara dalmayı seviyor.
Mesela arkadaşım Ali, geçen gün bana şöyle dedi:
— “Senin kafanın içinde sürekli toplantı mı oluyor?”
Haklı olabilir. Çünkü bazen markette kasada beklerken bile “Bu domatesin var olması için hangi şartlar gerekiyordu?” diye düşünmeye başlayabiliyorum. Sonra kasiyer “Poşet ister misiniz?” diye soruyor, ben evrenin başlangıcından çıkıp poşet seçimine dönmeye çalışıyorum.
İşte felsefenin en eski ve en ilgi çekici sorularından biri de tam burada ortaya çıkıyor: Kozmolojik delili kim savunur?
Bu soru aslında sadece filozofların masasında duran tozlu bir konu değil. İnsanlığın yüzyıllardır gökyüzüne bakıp sorduğu büyük bir sorunun peşinden gider: “Her şey nasıl başladı?”
Kozmolojik Delil Nedir? Evrenin Sebebini Arama Hikâyesi
Değerli Denizfoto takipçileri, bu yazımızda “Kozmolojik delili kim savunur” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz.
Kozmolojik delil, en basit hâliyle evrenin varlığının bir sebebe dayanması gerektiğini savunan felsefi bir yaklaşımdır. Bu düşünceye göre, çevremizde gördüğümüz her şeyin bir açıklaması varsa, evrenin kendisinin de bir açıklaması olmalıdır.
Yani şöyle düşünelim:
Masada bir kahve bardağı gördünüz. “Bu bardak burada kendi kendine mi oluştu?” diye sorarsınız. Büyük ihtimalle hayır dersiniz. Çünkü bardağın bir üreticisi, bir yapım süreci vardır.
Kozmolojik delili savunan filozoflar da benzer bir mantık kurar:
“Eğer evrendeki şeylerin bir nedeni varsa, evrenin varlığının da bir nedeni olmalıdır.”
Tabii burada konu kahve bardağından biraz daha büyük. Çünkü mesele milyarlarca galaksi, zaman, madde ve varoluşun kendisi.
Kozmolojik Delili Kim Savunur? En Bilinen Düşünürler
Gelelim asıl soruya: Kozmolojik delili kim savunur?
Bu delil tarih boyunca birçok önemli filozof ve düşünür tarafından savunulmuştur. Ancak herkes aynı şekilde savunmamıştır. Kimi “ilk neden” fikrinden hareket ederken, kimi “zorunlu varlık” kavramını öne çıkarmıştır.
Bu düşüncenin en bilinen savunucuları arasında Aristoteles, Farabi, İbn Sina, Thomas Aquinas ve Leibniz gibi isimler bulunur.
Aristoteles ve İlk Hareket Ettirici Fikri
Antik Yunan filozofu Aristoteles, evrendeki hareketin kendiliğinden başlamış olamayacağını düşünüyordu. Ona göre hareket eden her şeyin bir hareket ettiricisi vardı. Ancak bu zincirin sonsuza kadar devam edemeyeceğini savundu.
Sonunda bütün hareketlerin kaynağı olan bir “ilk hareket ettirici” olması gerektiğini ileri sürdü.
Bunu günlük hayattan düşünelim. Sabah alarm çalıyor, ben uyanıyorum, kahve yapıyorum, kahve içince kendime geliyorum, sonra dışarı çıkıyorum. Arkadaşlarım da bana:
— “Sen kahve içmeden insan sayılmıyorsun.”
diyor.
Şimdi burada “Beni harekete geçiren şey ne?” diye düşünürsem kahveye kadar giderim. Kahveyi kim yaptı, kahve çekirdeği nereden geldi, o çekirdek nasıl oluştu derken konu yine başlangıca gelir.
Aristoteles’in düşüncesi de buna benzer şekilde evrendeki hareketin temel kaynağını arar.
İbn Sina ve Zorunlu Varlık Anlayışı
İslam felsefesinin en önemli isimlerinden biri olan İbn Sina, kozmolojik delilin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir.
İbn Sina’ya göre varlıklar iki şekilde düşünülebilir:
Bir şey var olabilir de olmayabilir de. Buna “mümkün varlık” denir.
Ama varlığı başka hiçbir şeye bağlı olmayan, var olması zorunlu olan bir gerçeklik bulunmalıdır. Ona göre bu zorunlu varlık, bütün diğer varlıkların temel açıklamasıdır.
Bu düşünce oldukça derindir. Ben bazen kendi hayatımı bile açıklamakta zorlanırken, İbn Sina binlerce yıl önce “varlığın temel açıklaması nedir?” sorusuna kafa yoruyordu.
Benim en büyük felsefi problemim bazen telefon şarjımın neden tam dışarı çıkacağım anda bittiği olurken, büyük filozoflar evrenin varlık sebebini araştırıyordu.
Aradaki fark biraz büyük olabilir.
Thomas Aquinas ve Beş Yol Yaklaşımı
Orta Çağ filozofu Thomas Aquinas, Tanrı’nın varlığını açıklamak için çeşitli yollar geliştirmiştir. Bunlardan biri de kozmolojik düşünceyle bağlantılıdır.
Aquinas, evrendeki neden-sonuç ilişkilerinden hareket ederek ilk neden fikrine ulaşmaya çalışmıştır.
Ona göre her şeyin bir nedeni varsa ve bu nedenler zinciri sonsuza kadar geriye gidemezse, başlangıçta ilk neden olmalıdır.
Bunu arkadaş grubunda anlatmaya çalıştığımı hayal edin:
— “Her şeyin bir sebebi var.”
— “Benim pazartesi mutsuz olmamın sebebi ne?”
— “Pazartesi olması.”
— “Peki pazartesinin sebebi ne?”
İşte felsefe böyle bir yerde arkadaş sohbetini biraz karmaşık hâle getirebilir.
Kozmolojik Delil Sadece Dinî Bir Tartışma mı?
Bu soruya birçok kişi farklı cevap verir. Bazıları kozmolojik delilin doğrudan Tanrı’nın varlığıyla ilgili olduğunu düşünürken, bazıları bunun daha genel bir metafizik soru olduğunu savunur.
Aslında temel mesele şudur:
“Neden hiçbir şey yerine bir şey var?”
Bu soru insan zihninin en eski meraklarından biridir.
Bir gece İzmir’de balkonda oturup gökyüzüne baktığınızı düşünün. Trafik sesi geliyor, uzaktan vapur düdüğü duyuluyor, mahallede biri yüksek sesle televizyon izliyor. Bir yandan hayat tüm sıradanlığıyla devam ederken bir yandan da insanın aklına şu geliyor:
“Bütün bunların arkasında ne var?”
İşte kozmolojik delil tam olarak bu şaşkınlık duygusundan doğuyor.
Kozmolojik Delile Karşı Çıkanlar Ne Söyler?
Her felsefi görüş gibi kozmolojik delilin de eleştirileri vardır.
Bazı filozoflar “Her şeyin bir nedeni varsa, Tanrı’nın nedeni nedir?” şeklinde bir soru sorar.
Bu itiraz, özellikle neden-sonuç ilişkisi üzerine yapılan tartışmalarda sıkça gündeme gelir.
Bazıları ise evrenin kendisinin açıklama gerektirmeyen bir gerçeklik olabileceğini savunur.
Yani tartışma aslında şuraya gelir:
Evrenin bir açıklaması var mı?
Yoksa evren, açıklamanın başladığı ilk nokta mı?
Bu soruların kesin cevabı konusunda filozoflar arasında hâlâ ortak bir görüş yoktur.
Zaten felsefenin güzelliği de burada. Herkes aynı cevabı bulsaydı, binlerce yıl süren tartışmalar yerine tek sayfalık bir kullanım kılavuzu olurdu.
“Evren Kullanım Rehberi: Madde 1: Şu sebeple var olmuştur. Madde 2: Fazla düşünmeyin.”
Ama insan zihni böyle çalışmıyor.
Günlük Hayatta Kozmolojik Delili Anlamak
Bazen büyük felsefi fikirleri anlamanın en iyi yolu onları günlük hayata taşımaktır.
Örneğin telefonunuza bir mesaj geldiğinde ilk yaptığınız şey nedir?
Kim yazdı?
Neden yazdı?
Ne anlatmak istedi?
Çünkü rastgele gelen bir mesajın bile arkasında bir sebep arıyoruz.
Bir gün arkadaşım bana:
— “Sen neden her şeye anlam yüklüyorsun?”
dedi.
Ben de düşündüm. Gerçekten öyle miyim?
Sonra fark ettim ki sadece ben değil, insanlığın tamamı böyle. Mağara dönemindeki insanlar bile gökyüzüne bakıp anlam arıyordu. Bugün biz de aynı şeyi yapıyoruz. Sadece artık elimizde internet, kahve ve biraz daha fazla kafa karışıklığı var.
“Kozmolojik delili kim savunur” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Denizfoto olarak daha fazlası için buradayız!
Kozmolojik Delili Kim Savunur? Kısaca Özetlemek Gerekirse
Kozmolojik delili savunanlar arasında Aristoteles, İbn Sina, Thomas Aquinas ve Leibniz gibi önemli düşünürler bulunur.
Bu düşünürlerin ortak noktası, evrenin varlığının bir açıklaması olması gerektiğini düşünmeleridir.
Ancak her biri farklı bir yol izlemiştir:
- Aristoteles, ilk hareket ettirici fikrini savunmuştur.
- İbn Sina, zorunlu varlık kavramını geliştirmiştir.
- Thomas Aquinas, neden-sonuç ilişkisi üzerinden ilk neden düşüncesini açıklamıştır.
- Leibniz, yeterli sebep ilkesinden hareket etmiştir.
Son Bir Düşünce: Evren Sorusu Hep Bizimle Kalacak
Bazen hayatın koşturmacası içinde büyük soruları unutuyoruz. Sabah işe yetişmek, faturaları ödemek, trafikte sabırlı kalmak derken insanın aklına evrenin başlangıcı gelmeyebiliyor.
Ama arada bir durup düşünmek güzel.
Bir bardak çayın buharına bakarken, gece gökyüzünü izlerken ya da arkadaşlarla anlamsız bir sohbetin ortasında bile insan aynı temel meraka geri dönebiliyor:
“Bütün bunlar nasıl başladı?”
Belki kozmolojik delilin en güçlü tarafı sadece verdiği cevap değildir. Belki asıl değeri, insanı soru sormaya devam ettirmesidir.
Çünkü insan bazen cevaplardan çok sorularıyla büyür.
Gerçi benim gibi fazla düşünen insanlar için küçük bir uyarı da yapmak lazım: Gece saat üçte “Evrenin sebebi ne?” diye düşünmeye başlarsanız, sabah alarm çaldığında büyük ihtimalle yine kahveye ihtiyaç duyarsınız.
Sonuçta felsefe ne kadar derin olursa olsun, İzmir sıcağında uykusuz kalmış bir insanın en büyük kozmolojik gerçeği hâlâ aynıdır:
Önce bir kahve gerekir. Sonra evreni konuşuruz.
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Kozmik yıl nedir ?