Kalp Kanseri Belirtileri Nelerdir? Mizahla Hayatta Kalma Kılavuzu İzmir’de sıcak bir yaz günü, arkadaşlarla kahve içerken biri “Abi sen hep böyle düşünceli oluyorsun, neden?” dedi. Ben de içimden “Belki de kalbimde bir sorun var, ne bileyim” diye geçirdim. Tabii ki bunu yüksek sesle söylemedim, çünkü arkadaş ortamında ciddi konuşmak, kahveye şeker yerine tuz katmak gibi bir şey. Ama işte kalp kanseri belirtileri nelerdir, biraz düşününce, bu konuyu mizahi bir dille anlatmak lazım. Hem güleriz hem biraz da farkında oluruz, çünkü bu mesele ciddi ama korkutucu derecede sıkıcı olmaya gerek yok. 1. Nefes Darlığı: Koşarken Kendini Hulk Sanmak Sabah koşusu yapıyorum,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
“Gece pazarı hangi aralıklarla yapılır” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz. Gece Pazarı Hangi Aralıklarla Yapılır? Ankara’dan Gece Pazarı Anıları Ankara’da yaşıyorum, 25 yaşımdayım ve ekonomi okudum. Yani, sıradan bir insan gibi, ama bir o kadar da veriyle, rakamlarla aram iyi. Her ne kadar hayatımı çoğunlukla sayılarla geçirecek olsam da, sıradan insanların yaşadığı anlar da beni hep etkiler. Bu yazıda, Gece pazarı hangi aralıklarla yapılır? sorusunun peşine düşerken, çocukluk hatıralarımı, gözlemlerimi ve bazen veri odaklı bakış açımı birleştirerek bu sorunun yanıtını vermeye çalışacağım. Birçok kişi, gece pazarı denince aklına hemen büyük şehirlerde kurulan, sabahın erken saatlerine…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Ruhani Pratikler Hayat boyu öğrenme, sadece bilgi edinme değil; aynı zamanda insanın kendi düşünce dünyasını, değerlerini ve yaşam biçimini dönüştürme kapasitesidir. Her yeni öğrenme deneyimi, kişiyi hem zihinsel hem de duygusal olarak geliştiren bir fırsattır. Eğitim, modern toplumun yapı taşı olarak görülse de, bireysel öğrenme yolculukları çoğu zaman daha derin ve kişisel bir anlam taşır. İşte bu bağlamda, günlük uygulamalarda, örneğin 100 İhlas okuma pratiği gibi tekrarlı ibadetler ya da ritüeller, pedagojik bir mercekten bakıldığında öğrenme sürecinin farklı boyutlarını gözler önüne serer. Bu yazıda, 100 İhlas okurken her seferinde besmele çekilip çekilmemesi sorusunu, pedagojik çerçevede tartışacağız.…
Yorum BırakGiriş: 10 Ons ve Siyasetin Soyut Ölçüleri Ekonomi, ölçü birimleri ve maddi değerler, çoğu zaman siyaset bilimiyle dolaylı da olsa ilişkilidir. 10 ons kaç gramdır sorusu teknik bir soru gibi görünse de, güç ilişkilerini, iktidarın dağılımını ve toplumsal düzeni düşündüğümüzde sembolik bir anlam kazanabilir. Ben, herhangi bir akademik unvana veya resmi kimliğe sabitlenmeden, siyasal yapıların ve kurumların bireyler üzerindeki etkilerini anlamaya çalışan biri olarak bu yazıya başlıyorum. Siz okurken, hem basit bir ölçüm hem de bu ölçümün temsil ettiği iktidar ve düzen ilişkilerini birlikte düşünün. Bilgi: 1 ons = 31,1035 gram olduğuna göre, 10 ons = 311,035 gramdır. Bu dönüşüm…
Yorum BırakKan Yoğunluğu ve Pedagojik Perspektif: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenme, yaşamın en temel ve dönüştürücü süreçlerinden biridir. Yeni bir bilgiye ulaşmak, bir beceriyi kazanmak ya da düşünce biçimini değiştirmek, yalnızca bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda toplumsal bir yolculuktur. Kan yoğunluğu kaç olmalı sorusu, tıbbi ve biyolojik bir bağlamda sorulsa da, pedagojik bir bakışla ele alındığında, öğrenme süreçlerinin yoğunluğu ve kalitesi ile metaforik olarak ilişkilendirilebilir. Tıpkı kanın vücutta dengeyi sağlayan bir akışkan olması gibi, öğrenme deneyimleri de bireyin zihinsel ve sosyal gelişiminde belirli bir yoğunlukta olmalıdır. — Öğrenme Teorileri ve Bilgi Yoğunluğu Davranışçılık ve Pekiştirme Davranışçı öğrenme teorisi, bilgi yoğunluğunu yönetmenin…
Yorum BırakGiriş: Oyaji Ne Demek ve Günlük Hayatımızdaki İzleri Bir gün metroda, yaşını tahmin edemediğim bir adamın telefonla konuşmasını dinledim. Konuşma bitince kendi kendime gülümsedim ve düşündüm: “Acaba Japonya’da bana bu adamı tanımlamak için hangi kelimeyi kullanırlardı?” İşte tam burada aklıma “oyaji” geldi. Japonca’da sıkça duyulan bu kelime, gençlerin gözünde biraz eski kafalı, bazen tatlı bir şekilde huysuz, bazen de bilge bir erkek figürünü temsil ediyor. Ama kelimenin kökeni ve sosyal anlamı düşündüğünüzden çok daha derin. Siz de günlük hayatta benzer gözlemler yapıyor musunuz? Çevrenizde, “oyaji” olarak tanımlanabilecek biri var mı, yoksa bu kavram artık sadece bir nostalji unsuru mu? Oyaji…
Yorum BırakKur’an’da İlk İnsan Hangi Ayette Geçiyor? Çocukluk Anılarıyla Başlayan Merak Ankara’da büyüyen bir genç olarak çocukken caminin bahçesinde taşlarla oynarken dedemle sohbet eder, sorular sorardım. “Kur’an’da ilk insan hangi ayette geçiyor?” diye merak ettiğimi hatırlıyorum. Dedem bana İslam tarihinden ve ayetlerden örnekler anlatır, ben de kafamda bunları veri gibi sıralardım. O zamanlar ekonomi okumayı planlamıyordum ama sayılar ve bilgilerle iç içe olmanın keyfini tadıyordum. Şimdi, o merakın peşinden giderek hem Kur’an’daki ayeti hem de çevremden gözlemlerimi birleştirerek bu yazıyı yazıyorum. Kur’an’da ilk insanla ilgili en net ayetlerden biri Bakara Suresi 30. ayettir. “Andolsun, Rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’…
Yorum BırakGüç, İktidar ve Tır İşine Girmek: Siyaset Bilimi Perspektifiyle Bir Analiz Toplumsal düzen ve iktidar ilişkileri üzerine kafa yorduğumda, aklıma hep sıradan bir işin bile siyasi bir çerçevede okunabileceği fikri gelir. Örneğin tır işine girmek, sadece lojistik bir tercih gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde, devlet politikaları, kurumlar, ekonomi ve yurttaşlık haklarıyla doğrudan bağlantılıdır. Peki, bir birey tır sektörüne adım atarken aslında hangi güç mekanizmalarıyla karşılaşır? Hangi ideolojiler ve kurumlar bu süreci şekillendirir? İşte bu sorular, tır işine girişin siyaset bilimi merceğinden analizini yapmamızı gerektiriyor. İktidar ve Kurumsal Çerçeve Herhangi bir iş alanına giriş, bir bakıma iktidar yapılarıyla etkileşim demektir. Tır…
Yorum BırakO Gün Kayseri Sokaklarında Kayseri’nin dar sokaklarından birinde yürürken elimdeki kahveyle titriyordum. Hava soğuktu, ama içimde bir sıcaklık vardı; belki de o günün heyecanından kaynaklıydı. Üniversiteden sonra kendimi kaybettiğim, ne yapacağımı bilmediğim bir dönemden geçiyordum. O sabah uyandığımda kafamda tek bir düşünce vardı: belki de hayatımın hikâyesi birilerinin kamerasına yansıyabilirdi. Bir arkadaşımdan haber gelmişti: “Belgesel çekiyorlar, insanların hayatını anlatıyorlar. Katılmak ister misin?” Başta tereddüt ettim. Hayatımı, hislerimi, hatalarımı, küçük mutluluklarımı bir kameranın önünde paylaşmak… Korkutucuydu ama aynı zamanda içimde bir merak uyandırıyordu. Kamera Önünde İlk Adım Stüdyoya girdiğimde kalbim deli gibi atıyordu. Yönetmen genç, gülümseyen bir kadındı. “Sadece kendin ol,…
Yorum BırakBurnunu Kıvırmak Ne Demek? Günlük Dilin Psikolojisi ve Sosyolojiyle Buluşması Hepimiz zaman zaman “burnunu kıvırmak” tabirini duymuşuzdur; kimi zaman biri çikolatayı sever, diğeri “ben bundan hoşlanmam” derken kullanılır. Peki bu deyim tam olarak neyi ifade ediyor ve aslında insan davranışının hangi yönlerini ortaya koyuyor? Gelin, bunu hem psikolojik hem de sosyal açıdan mercek altına alalım. Deyimin Kökeni ve Anlamı Burnunu kıvırmak, Türkçede genellikle bir şeye karşı beğenmemek, küçümsemek ya da ilgisiz kalmak anlamında kullanılır. Eski Türkçe kaynaklarda ve halk arasında bu deyim, hoşlanmadığınız bir şeyi hafif bir tiksintiyle reddetmek veya küçümsemek şeklinde tarif edilmiştir. Yani sadece burnunuzu gerçekten kıvırmaktan ibaret…
Yorum Bırak