Zübük Kime Dedi?
“Zübük kime dedi?” sorusu, aslında sadece bir kelime ya da deyim değil, toplumda yerleşmiş bazı kalıpları ve karakterleri de barındıran bir ifade. Bu kelimeyi ilk duyduğumda, okul yıllarına, arkadaş gruplarımıza ve hatta iş hayatıma kadar bir çok yerde karşılaştım. Zübük, herkesin tanıdığı, aslında biraz da sinir bozucu ama bir o kadar da tanınmış ve bazen sevimli hale gelmiş bir karakteri anlatıyor. Ama zübük kimdir, ve “zübük kime dedi?” sorusunun cevabı ne olabilir? İşte tam da bunu inceleyeceğiz.
Zübük Kimdir? İlk Duyduğumda Ne Düşünmüştüm?
Ankara’da büyüdüm ve üniversite yıllarımda ekonomi okumaya başladım. Çocukluk yıllarımı hatırlıyorum da, mahallede her zaman bir zübük vardı. O çocuk, ne zaman bir yere gitsek, “ben de geliyorum” der, ama hiçbir şekilde sözünü tutmaz, bazen borç ister, bazen de parayı alıp kaybolur. Tüm mahalleli, onun sözünden geçmezdi ama bir şekilde hep birlikte olmak zorunda kalırdık.
İşte bu karakterin adı “zübük”tü. Herkes, onun hilelerinden ya da sıradışı davranışlarından şikâyetçi olsa da, hep birlikte olduğu sürece neredeyse hiç kimse ona “zübük” demek için cesaret edemezdi. Çünkü, bir yerde zübük olmak, toplumda bir tür “pozisyon” yaratır. Zübük, çoğu zaman içinde bulunduğu çevrede varlığını kabul ettirir. Belki de bu yüzden zübük kime dedi, diye sorulduğunda, cevabı genellikle “ona” diyebiliyoruz.
Zübük Kime Dedi? Bir Ekonomi Öğrencisinin Gözünden
Ekonomi okurken öğrendiğim bazı temel kavramlar, aslında hayatın her alanına etki ediyor. Her gün “doğru strateji” ve “toplumdaki davranışların şekillenmesi” üzerine teoriler konuştuğumuzda, şunu fark ettim: Zübük de, aslında o yerleşik düzenin içinde, strateji geliştiren ve zaman zaman insanları manipüle eden bir karakter. Bu tür kişiler, toplumda kendilerine yer bulur, ancak onları tanıyan insanlar bir şekilde bu kişilerin her zaman ne yapacaklarını tahmin edebilir.
Bir gün, okulda büyük bir grup çalışması yapıyorduk. Herkes işin başında gayet motiveydi, herkes katkıda bulunacaktı, fakat işin sonunda bir kişi – tahmin edin kim? – “Aman, ben bu kısmı yapamam, bir dahaki sefere hallederim” dedi. O kişi de, işte o “zübük” idi. Gruba hiçbir şey katmamıştı, ama grubun içinde olan herkes, onun söylediklerini bir şekilde kabul ediyordu. Çünkü bazen, zübük olmak, çok iyi bir strateji olabiliyor. Onlar hep “ben buradayım, ama yapmayacağım” diyerek etraflarındaki kişileri yönetiyorlar.
Zübük Kime Dedi? Çevremdeki İnsanlardan Hikâyeler
Zübük kime dedi sorusunu en iyi anlayanlardan bir diğeri de iş hayatımda karşılaştığım bazı kişilerdi. Çalıştığım yerde, zaman zaman karşınıza çıkan “lüks” insanlar vardır; kelime anlamı tam olarak “lüks” demek olmasa da, adeta toplumun zübükleri gibi davranan insanlar. Bu kişiler, çoğu zaman “acaba bu projeyi gerçekten onlara mı emanet etsek?” dediğimiz kişiler oluyor. Bu tür insanlar, bazen işyerinde çok kolay pozisyon alır, ama işleri genellikle başkalarının sırtına yükler. Bir toplantıdan sonra “bu işler çok zor, gelin yardımcı olun” diye teklif verir, ancak en sonunda asıl işi başka birine devreder.
İş yerimde bir gün, bir proje lideri – ki o da zaman zaman zübük sayılabilecek biri – bir sunum yapmıştı. Konu oldukça teknikti ve herkes bir şekilde sorular sormaya çalışıyordu. Ama o lider, konuyu kendi adına süsleyip “burada çok önemli noktalar var” diyerek, en zor kısmı başkasına devretti. Ben de ona bakıp “zübük kime dedi?” diye düşündüm. O an, aslında bu deyimin gerçek hayatın nasıl işlediğini gösteren bir örnek olduğunu fark ettim.
Zübük Kime Dedi? Sonuçta Herkes Bir Şekilde Zübük Oluyor
Sonuçta, “zübük kime dedi?” sorusu sadece bir kişiye ya da bir gruba yönelik değil, aslında toplumda bazen gücünü farkında olmadan kullanan, bazen de kolayca çevresindekileri manipüle edebilen kişiler için soruluyor. Zübük kime dedi? sorusunun cevabı aslında her zaman değişebilir, çünkü bu tip insanlar genellikle kendi çıkarlarını gözeterek hareket ederler. Ancak, zübük olmak da, bir bakıma bu toplumda var olmanın, tanınmanın bir yoludur.
Kendi iş hayatımda, okul yıllarımda ya da mahallede zübük gördüğümde, biraz da gülümseyerek bakıyorum. Çünkü bazen gerçekten bu tip insanları tanıdığınızda, onların oyununu çözebiliyor, ancak onlarla yaşamayı öğreniyorsunuz. Herkesin zübük olabileceği bir anı vardır ve bazen o “zübük” olmayı da kabullenmek gerekebilir.
Sonuçta, zübükler her zaman vardır ve herkesin zübük olabileceği zamanlar da olacaktır. Bu yüzden, zübük kime dedi? sorusunun cevabı aslında biraz da toplumun dinamizmiyle ilgilidir.